Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAMHANİ OLUR DA RASTLARIZ...
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
ARAYIŞ
NAZLI İLHAM PERİM
YAZ MEVSİMİNİN RUHA SE...
EN GÜZELİ İÇİNDEN SESS...
TÜTEN DUMANI ŞİİRİN
İLHAM BU
BELKİ DE HER AŞK BİR A...
KILAVUZUM ŞİİR
BİRAZ SEN BİRAZ BEN
İNSAN KALABİLMENİN ZAR...
ÖZLEMİN YÜKÜ AĞIR ÇEKE...
Şiirler » SONSUZLUĞUN MÜPTELASI
Bir imge olma telaşında gün
Hani geçkin hani t/aşkın
Semalarda saklı iken kâh hutbeler içsel
Kâh rubailer dış mekânda saklı
Güzelliklerin müsebbibi
Bir yakarış bir de efkâr
Azat edilesi ruhta saklı keder
İçre dönük yolculuğunda şair
Esefle kınanırken
İç sesin muadili şunca şiir ne ki?
Meylettiği makam elbet otağı kurduğu
O en tepede zirvede
Kasıtsız kayıtsız kala kaldığı bir başına
Hiçliğin sarmalında
Sadece Rabbine dönük yüzü ve yüreği
Kelamın yetmediği zindan gecelerinde
Bakracın tınladığı
Bazen ruhun mıhlandığı
Bir kubbe ki sevdanın düşkün meali
Bir çukur ki içine düşülesi
Gel gör ki Rabbin el verdiği
Kıyılan ruhundan arda kalan
Kıyama durdukça anbean
Aşkın hatırına yeniden can bulan
Bir fani ki şaştığı kadar
Düzensiz düzenekten firar
Etmenin tek yolu elbet Rabbine rükû etmekten
Ötesi yok minvalinde
Şaştığı kadar cihanın yalancı suretine…
Bir beka ki aşkın hırpalandığı
Bir sema ki sabır taşının dahi çatladığı
Kürediği her gün her yemin
Küskünlüğe mahal yok nasıl ki tek serveti
Şairin gaipten gelen o coşku ve sevgi
Tebessüm ekili hicreti
Tahakkuk eden bir vergi gibi
Faiziyle ödediği diyeti
Nakşeden gün ne ki?
Üstü örtülü hayalleri ve benliği
Ve işte tek sahip çıkan ulu Rabbi
Meylettiği bir şiirden de öte
Mızrabı kırık sazın her telinde
Ve de yağdıkça karlar o güvendiği tepelere
Reşit kılınsın diye yeter ki
İçinde saklı o masum o mazlum yetim çocuğu
Nasıl ki tek kucaklayan koruyucu melekler
Hidayete dönük yolunda
Hicrinde sefasını süremediği cihanın engebeli çukurlarında
Düşe kalka büyümediği kadar şair
Düşkünlüğü Rabbine ve tüm evrene şahit tutulduğu kadar
Sözcüklerden akan yaşı yası silen gizin tininde
Şüheda mazisinden geride kalan
Şakayıklardan etrafa yayılan
O miski amber ki
O minvalden göçen bir kuş gibi
Kanatları kırık
Elham ve Nas dolu her anda saklı nice kayıt nice tanık
Göğün müdavimi
O ebabil ki
Közünden dökülen külün esrarı
Nasıl ki yeniden doğacak külünden
Gününden
Arda kalan devasa bir rahmet ve hüzün
Burkulan içinde dilediği şifa şifahen
Dindiği kadar rüzgârın nemli vaatleri
Kazan kaldıran bir zümreden çok başka çok ayrı
Zuhur edecek tevafuk ve nice mucizeyi
Dilerken derinden yürekten
Direndiği kadar cihana
Direttiği kadar hakkı hukuku adeta cihada
Yürüyen bir nefer
Aşkın asası kalemi
Huzurun adresi seccade
Aşkın bazen töhmet altında kaldığını
İnkâr ederken iblisi ve müridi nice gölge
Huzurun b/eşiği
Araf’ta saklı hüznün gediği
Yoldan çıkan kimse yürümesine engel
Bir zaruri makam ki
Hiçliğin katedrali ve meali
Pekişen öznesinde şairin
Kılı kırk yararken de severken ve yaşarken
Bir geniş mezhepli tutkudan öte ki sözcüklerin ezildiği
Yürekten yüreğe kurduğu köprüler
Varsa yoksa bekası yarınların
Yâd ettiği güzelliklerin
Hatırına ve sevdikleri uğruna
Mümkün mü ümidini kesmek Rabbinden
Tecelli oldu olacak yeni gün her yeni teselli
Yeter ki:
Ol, desin yüce Makam
Emsalsiz
Bazen suskun sessiz
Yerin göğün Yaratıcısı
Yâd ellerde yaşarken şairin endamlı gözyaşında ve yasında saklı
Bir bilinmezden çıkıp da yola
Bir başına kaldığında
Yareni kalem
Yandığı kelam
Yalvardığı içten derinden
İki yakası gelmese de bir araya
Yandığı kadar yakacağı bir şiirin daha
Yanık ucunda bulduğu teselli ve güveni
Elbet bahşedendir sonsuzluğun müptelası
Tek serveti tek ziyneti
Sönmezken de İlahi Adaletin ışığı
Nemli yüreğinde son perde
Namlı varlığında umudun yargılandığı
Dünya dilinde tattığı yalnızlığı
Sonlandırana taptığı kadar
Taşımayacağı yükü de vermeyecektir elbet yüce Huda…
Gülüm Çamlısoy