Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
Aldırma geçer dertler
Benim çocuğum idi oralar
Anlamlar anlamını yiti...
Şaştım kaldım iki yüzl...
Sorgulamayan kim varsa...
Zaman su gibi geçti
Geçer gibi oldu ama ge...
Bir umut çiçeği
Göz Yaşı Oldu Zamanın ...
Gece geldi akşamın ard...
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
Şiirler » YALNIZLIĞIN ARKA BAHÇESİNDE
Şairin yalnızlığında kilit noktası o dem: derlediğim duyguların nüktesi sıcak ve yakan bir iklim ve meyve veren ağacımda saklı bir vaveyla olmanın verdiği hükümle kuru bir dalın kontak anahtarı elbet yaprak gibi titreyen yüreğim.
İklimin ön sözünde ve yalnızlığın arka bahçesinde…
Saklandığımdan öte saldırıya uğrayan sözcüklerim
Bazen yağan rahmet
Bazen içimdeki milat
Bazen sökün eden nice gerçek.
Kayrasında yalnızlığın
Matemini tuttuğum o kayıp ufkun
Gözlerinde daldığımda koyu gecenin ve aşkın
Kordan heceler dağıldığım
Közümde nice misafir duyguyu ağırladığım…
Münzevi mi hayat?
Muhbir midir sözcüklerim serptiğim tek tek?
Muadili miyim yoksa sevdalı şehrin?
Ah, tefe konan iki yakam da gelmezken bir araya
Tavaf ettiğim senli benli bir zincir
Bazen koptuğum hayattan
Kopamadığım bu sevdalı iklimden
Kopacak kıyametin öncüsü bir buhran kimi zaman
İçimin yangını
Gönlümün feri
Fendi belki de hayatın
Firarisi olduğum bilumum duygunun
Ah, etmeden alt ettiğim
Af etmeden, terk edildiğim
Aforoz edilen bir imge belki de dünde kayıtlı.
İhbar ettiğim mizacım
Miadı dolmadı gitti şu seferi ıssızlığın
Bir rampa ise önümde dikilen
Bir rivayetse asla gerçek olmayan
Bir rica belki de eklem yerlerinden şiirin
Koca kâinatı bağrına basan
Temennim o ki; hafız
Telaffuzu imkânsız olsa da bu aşkın
Taziyelerimi sunuyorum gidenin ardından
Geride kalmayı mı yediremedim yoksa?
Yeminler ettiğim yâd edilesi dünün
Soluk mizacı solgun etekleri tutuşan yerin göğün
Bir mızrap belki ya da azap dolu küfem
Hamallığını yaptığım dünyanın
Gözden de gönülden de ırak bilinmezin
Bitmek bilmeyen sitemi
Sinemde saklı bir yara
Dikilmesi imkânsız bu savrukluğun
Safça savunduğum kendim olmasa gerek
Irkı olmaz işte acıların
İsyanına şerh düştüğüm kelamın
Varsın sona ersin hayali
Kaf dağlarında gezinen yârin inadına diklendiğim.
Tek kişilik bir dünyadır kucakladığım
Aşkın da hülasası dünümü kundaklayan
Bir masaldan arda kalan üç beş kırıntı
Şiir olmaya ne hacet
Şiirin gözlerinde yaşadığım kadar hayatın
Deminde, tininde boy verdiğim
Bir filiz gibi serpilen sözcüklerin de olmaz elbet ırkı
İman gücümde büyüyen bir sözcüğüm ben
İlahi Aşkın gücüne vakıf ıssız bir faniyim
An’ımda saklı binlerce anı
Andığım kadar güzel ve eski günleri
Ant içip de yüzümü yıkadığım ölü bir aşkın ardından…
Gülüm Çamlısoy