Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
Aldırma geçer dertler
Benim çocuğum idi oralar
Anlamlar anlamını yiti...
Şaştım kaldım iki yüzl...
Sorgulamayan kim varsa...
Zaman su gibi geçti
Geçer gibi oldu ama ge...
Bir umut çiçeği
Göz Yaşı Oldu Zamanın ...
Gece geldi akşamın ard...
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
Şiirler » SEVDİK SEVELİ
Yanık kokan kaderin meftunuyum aslında sırdaş bir iklim içinde saklandığım mahzun gülüşün de kıyama durduğu gecenin saltanatını sürmek adına düştüm yoluna beyaz kâğıdın hani olur da yüzümde açacak güllerin hatırına yandığımı haykırıyorum dosta düşmana.
Mübalağa etmediğim bir hüzün
Delik deşik kefenimde saklı bir tebessüm müydü yoksa?
Peşine düştüğüm mutluluğun
Artık kaçıncı evresinde sızdığım da meçhul.
Her müşküle düştüğümde içime kapandığım
Bir yandan da kırbaçlayan dış sesin öfkesine
Yenik düşüp kapaklandığım bir şiirden ötesi değilim hani.
Abandığım mezar taşım
Sözüm ona mutluluğun veryansında saklı bir duaydım
Öncesinde ve ertesinde günün
Kaderin ritmine uyamadığım nasıl da aşikâr.
Sözcüklerin yağdırdığı rahmete
Her dokunduğumda yeniden doğduğum saklı elbet
Rabbin mülkiyetinde.
Mevsim nazlı,
Göğe diktiğim gözlerim ağlamaklı
Yandığım ve yaşadığım neyse
Aşka delalet olmadı asla
Kaderin yazdığı dilekçe.
Öncem kazılı zihnimde
Söyleyemediklerimi de yazsınlar mezar taşıma
Andığım dünü unutamazken
Andan firar edip sığındığım umudun teknesine
Hala varamadığı mutluluğun bekasına
Konan kuş gibi sektiğim
Aşk gibi gözlerimi devirdiğim
Yankısı iç sesimin
Yazmasaydım olacaktı halim biçare.
Hangi gölgenin yalnızlığını paylaşıyorsun, söyle.
Ağrıyan eklemlerinde şiirin
Sancılı birlikteliğine mi
Paye veriyorsun sessizliğin ve gecenin?
Dilbaz olsa yürek ne ki hem?
Sessizce sevmelerin meali mi yoksa varlık dediğin
Hiçliğine dokunduğun kırlangıç kadar
Karşı yakasında şehrin kırbaçlanan yalnızlık mı?
Peşin hükümlü kederin düştüğü yanlış.
Şüheda düşlerin hezimetine uğramışken
Yankesici rüzgârın başı dumanlı
Şehre veryansın eden şu sefil balıkçı
Oysaki oltasına takılı olandı sigara dumanı.
İçmediği ne malum martının, yakamozun?
Ne malum efkârın dumanı olmadığı?
Bir serzeniş ki göğün süre gelen saltanatı
Yeryüzü ikliminde saklı kırık üç beş anı
Andan firar eden bulut gibi
Şehla mazinin hala peşini toplayamadığı
Sözcüklerin öteberisi.
Çığırtkan bir vaveyla
Dip boyası gelmiş bir kez mevsimin
Yarısı siyah yarısı beyaz gök kubbenin
Yandığından da öte güneşin
Sönmedi gitti özlemin kısık feri.
Varlık muştalanan
Sözcükler akıbeti olsa gerek hayatın
Dünde kalan ne ise
Yükleyip de hüzün küfesine
Bir açar ki bağrını acıların
Peşini bırakmadı gitti dünde saklı anıların.
Öncesi yok işte ömrün
Unutulup da güme giden adeta kördüğüm
Yaldızlı yolun müdavimi adeta gizem
İzini sürdüğü neyse benliğin
Kaderine durmaksızın ettiği sitem.
Renkler solgun bir o kadar mahcup
Sırtına bindik bir kez aşkın
Ah, aşamadığımız kadar dağ bayır
Sevdalı yürek hem mahzun hem şaşkın
Böyle bilmezdik kara sevdayı
Büründüğümüz o gizem sevdik seveli.
Gülüm Çamlısoy