Arama
Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
Aldırma geçer dertler
Benim çocuğum idi oralar
Anlamlar anlamını yiti...
Şaştım kaldım iki yüzl...
Sorgulamayan kim varsa...
Zaman su gibi geçti
Geçer gibi oldu ama ge...
Bir umut çiçeği
Göz Yaşı Oldu Zamanın ...
Gece geldi akşamın ard...
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
Şiirler » İLAHİ ACILAR
|
Bu şiir 2019-09-18 00:09 tarihinde günün şiiri seçilmiştir. |
Seri katil olduğumu biliyorum artık:
Durağan imlerin tekelinde
Öksüzlüğümün de yetim bir cümleyle teşhir
Edildiğini de biliyorum.
Uladığım her cümleyi şeritle eşleştirip
Duvarların da çıplaklığından utandığını,
Geceler zambak açarken
Ölü iklimlere öykündüğümü biliyorum.
Sarı yapraklara düşkünlüğüm,
Sarı yaprakların da içimdeki ağaçtan düştüğünü…
Tehir ettiğim mutluluğu giyinen insanlarla
Hasbıhal edip kırık dallarımı yapıştırdığı ellerinde
Tanrının bir aciz kulu iken
Devingen ruhumun sol şeritte duraksadığını
Ve durduk yere farlarını yaktığımı elemin
Ellerimde şiirlerin kiri olduğunu
Ve kin sahiplerinin yetinmediğini biliyorum.
Çektirdikleri azabı açık ara farkla üstlendiğim;
Tembihlediği her öğüdünü annemin
Çeyiz sandığımda örtülü bir yalnızlıkla
Sıvası dökülen ruhumun
Kerpiç evi duygu ambarında
Yalıtıldığım bilincine ışık tutan
Mahzun bir edayla
Kardığımı biliyorum dünümü.
Hüzünsüz geçmeyen günü
Teşhir eden bir yolcuyla
Kurduğum o göz teması ile
Göz çukurlarıma dolan solmuş yaprakları
İçimin ateşiyle teselli edip
Düştüğüm düş çukurunda
Meftun bir sitemle
İrkildiğim her gürültüyü de
Hayra yormadan,
Yorgunluğuma ihanet ettiğim…
Yatağımda yansıyan ışıkla tepemdeki lambanın
Lal kitaplara düşkünlüğüm sayesinde
Tecrit edildiğim bu paslı dünyanın
Dervişini sevmeye deyişlerinde
Gözü olmayan bir Tanrıyı oynayan
İlahi acıların ne zaman sona ereceğini…
Bilmiyorum işte, bilmiyorum
Bildiklerimi uyduran Tanrıyı oynamadığımı
Bilecek kadar saf olduğumu da bilmesin hani hiç kimse.
Seri katil olduğumu biliyorum artık:
Durağan imlerin tekelinde
Öksüzlüğümün de yetim bir cümleyle teşhir
Edildiğini de biliyorum.
Uladığım her cümleyi şeritle eşleştirip
Duvarların da çıplaklığından utandığını,
Geceler zambak açarken
Ölü iklimlere öykündüğümü biliyorum.
Sarı yapraklara düşkünlüğüm,
Sarı yaprakların da içimdeki ağaçtan düştüğünü…
Tehir ettiğim mutluluğu giyinen insanlarla
Hasbıhal edip kırık dallarımı yapıştırdığı ellerinde
Tanrının bir aciz kulu iken
Devingen ruhumun sol şeritte duraksadığını
Ve durduk yere farlarını yaktığımı elemin
Ellerimde şiirlerin kiri olduğunu
Ve kin sahiplerinin yetinmediğini biliyorum.
Çektirdikleri azabı açık ara farkla üstlendiğim;
Tembihlediği her öğüdünü annemin
Çeyiz sandığımda örtülü bir yalnızlıkla
Sıvası dökülen ruhumun
Kerpiç evi duygu ambarında
Yalıtıldığım bilincine ışık tutan
Mahzun bir edayla
Kardığımı biliyorum dünümü.
Hüzünsüz geçmeyen günü
Teşhir eden bir yolcuyla
Kurduğum o göz teması ile
Göz çukurlarıma dolan solmuş yaprakları
İçimin ateşiyle teselli edip
Düştüğüm düş çukurunda
Meftun bir sitemle
İrkildiğim her gürültüyü de
Hayra yormadan,
Yorgunluğuma ihanet ettiğim…
Yatağımda yansıyan ışıkla tepemdeki lambanın
Lal kitaplara düşkünlüğüm sayesinde
Tecrit edildiğim bu paslı dünyanın
Dervişini sevmeye deyişlerinde
Gözü olmayan bir Tanrıyı oynayan
İlahi acıların ne zaman sona ereceğini…
Bilmiyorum işte, bilmiyorum
Bildiklerimi uyduran Tanrıyı oynamadığımı
Bilecek kadar saf olduğumu da bilmesin hani hiç kimse.
Gülüm Çamlısoy