Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
Aldırma geçer dertler
Benim çocuğum idi oralar
Anlamlar anlamını yiti...
Şaştım kaldım iki yüzl...
Sorgulamayan kim varsa...
Zaman su gibi geçti
Geçer gibi oldu ama ge...
Bir umut çiçeği
Göz Yaşı Oldu Zamanın ...
Gece geldi akşamın ard...
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
Şiirler » KURULU DÜZEN DAĞINIK MASA
Sus kaydı her döküm:
Fazlasıyla ıssız edimler.
Bir de
Kehanetini ihbar edenlerin sükuneti:
Ne düş’ü yaşatan tanrısal güçler
Bir içimlik her mermi yüreğimi tetikler:
Yoz sanrılarda kuytu ihbarlar;
Yalandan bozguna uğramış kanamalı şehir:
Ne sakinim ne de şehrin sakini:
Sanmaların gıyabında ters yüz olmuş esareti
Kimlere emanet etmeli?
Şimdi’nin karı kalmaz yarına:
Bir vukuat daha deklare ediyor sessizliği Tanrı’ya.
Sancılı olsa olsa geçkin şiirler:
Şiirlerin nazarında deli şairler:
Geçtim her şeyden, sevgili:
Kimi kime şikayet etmeli?
Yarılandı mevsim
Kamburum hepten çöktü:
Akıl fukarası bir yolcu olsam kime ne?
Kime ne donansam top tüfek:
Cebimde kaygılar sırtımda yarınlar;
Aşkın minvalinde bir sabır taşıyım
Palazlanmış her acı beyitlerden taşan
Gevrek ses tonunda ötenin
Kınında saklı ateş ve aşk:
Zanlı tarife deli fişek bünyemde
Açmadan kapanan o geçit.
Her zorbayı yola sokmak zor, azizim;
Sevgiden nasiplenmeyenleri gel de sor
Zulmün sahibine.
Nakarat aynı sunum aynı;
Yer aynı ve gök ve insan ve yalın bir hüküm:
Kim mi sordu, neden doğdun?
Kime sordum ki; sana ne?
Ayrık bir düş’ün saçılımı;
Aşkın görgüsüz hüznü;
Bir bendin tasviri;
Ulema yürekte vaveyla saklı:
Aşkın hünkarı hangi beyitse saçılan:
Açmaza giren söz birliği eden her fasıla.
Kiremitlerinde göğün hep eksik hep çatlak;
Atıl ruhlarda sevgi kesik; şebeke dolu:
Nal toplayan beti benzi atmış varlıktan
Yarına çıkar mı makamında
Çıkmazların sırıttığı kabusların da çatlağında
Ne çok garez ve yarım ağız sevmeler:
Kurulu düzen bazen dağınık masa;
Aşka biat yarılanmış miat
Kozasında el kadar coşku fırsat vermezler ki
Salınıp ermesine huzura.
Aşkın batılı bazen çözümsüz;
Yüreğin utku mu?
Gel de bana sor.
Sudan çıkmış heceler kadar sulu sepken
Dağılmışlığın mezar taşı
Nasıl da kesif aşkın böğründe o kayıtsız sitem:
Mağduriyetin bile açmaza girdiği masumiyetin
Göbek taşındaki sefaletine.
Öğün arası acılar:
Bal damlar yalancının ağzından
Basireti bağlanır kimine göre doğruların
Sonlanır da sonlanır yarının kehaneti.
Kah esareti kah kayıp ahvali şiirlerin
Rencide eder harfler her satır başı
Kanıksansa ne olacak ki?
Zabıt düşkünü kimi şair;
Süklüm püklüm sessizlikte volta atar her hece:
Derli toplu olmalı oysa yazmazdan evvel
Huzuru da mimliyorsa zalim;
Kim ödeyecek kefareti?
Gülüm Çamlısoy