Arama
Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
Aldırma geçer dertler
Benim çocuğum idi oralar
Anlamlar anlamını yiti...
Şaştım kaldım iki yüzl...
Sorgulamayan kim varsa...
Zaman su gibi geçti
Geçer gibi oldu ama ge...
Bir umut çiçeği
Göz Yaşı Oldu Zamanın ...
Gece geldi akşamın ard...
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
Şiirler » YAZGI
|
Bu şiir 2018-11-17 04:52 tarihinde günün şiiri seçilmiştir. |
Kuytuların çığlığında, dolduruşa gelen
İhanet benzeri bir metanet yüklenip de zaman
Hoyrat bir kancada takılı aklı şeytanın.
Muhteris heceler kınından çıkıyor teker teker
Yalpalayan ayaklarında şiirin
Başına örülen çorap mı da çok dar
Ağzıma alamadığım söylemlerde ölüp kaldım bir anda?
Bir mihrak adeta;
Yalıtılmış bir kuş, zamanın dokusunu delen
O çırpınış.
Yarım ağız bir mutluluk ötelenen
Kusur addedilen benliğin de infilakı
Her halükarda yanılan bir ritim
Kazan kaldıran duyguların ikbali:
Bir satırdan diğerine kayan yürek izi
Ve telaşı yürekten kopan kayalarda
Ağır acıların altında kalan
O yazgı.
Yükümüzü heba edelim, haydi
Ve dökelim içimizdeki efkârı
Bayat bir sevince banıp da başımızın tacı
Her menfi duyguyu öğütelim aşkın tekerinde
Ya da mihrabı öykündüğümüz sevdaların
Düşmüşken diline eşrafın.
Mütereddit ruhun uyuşuk hüviyeti;
Dolu dolu geçen yılların
Boşa düşürdüğü bir vatandaş kadar
Derbeder bir iklimde
Sona nifak sokan
Yeni bir başlangıç
Çürüyen ve esneyen iç sesin
Kayıp siluetinde
Batıl bir rota
Tümden gelen nidalar.
Zaruri olsa olsa
Zemherilerde ölmeyi yeğlemiş bir şarkı
Varsa yoksa.
Zamanı mühürledik, sevgili:
Beyhude zaafların yankısını duymadı evren;
Göğe kilitli gözlerin ferine yenik düştü doğa:
Yerli yersiz bir sevinç çığlığı
Aslında yok bir aksanı zamansız sevdaların
Ve reşit bir ölüm dillendiren
Coğrafyası ruhumun
Nasıl da tezat geçen zamana.
Öykündüğüm minvalde
Koyu bir leke
Damarlarımdan pompaladığım
Kan benzeri hüzünle yıkanan kelimelerimin
Sileceği zaten yeni kırıldı:
Vakit; bu vakit
Peygamber sabrı bir hükümle
Eledim içimdeki zehri
Aşkın kutsallığında
Donandım ve ihya oldum
Zamansız sevinçlerimin kulağını çekerken
Fısıldadığım son sözcük
Sadece Tanrının bildiği.
Gülüm Çamlısoy