Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAMHANİ OLUR DA RASTLARIZ...
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
ARAYIŞ
NAZLI İLHAM PERİM
YAZ MEVSİMİNİN RUHA SE...
EN GÜZELİ İÇİNDEN SESS...
TÜTEN DUMANI ŞİİRİN
İLHAM BU
BELKİ DE HER AŞK BİR A...
KILAVUZUM ŞİİR
BİRAZ SEN BİRAZ BEN
İNSAN KALABİLMENİN ZAR...
ÖZLEMİN YÜKÜ AĞIR ÇEKE...
Şiirler » YAZDIKÇA BÜYÜYEN CESARETİ VE GÜCÜ ŞAİRİN
Kirli bir düşsün sen, zemheride solan gülücüklerin müdavimi sefil yüreğimden taşan acının ve azabın neferi.
Kulluktur yörüngem yürüdüğüm Hakkın yolunda istikametim daha dünden belli varsın eziyet göreyim zalimin dilinden ve olmayan dininden.
Müsveddede yaşanan zanlardır peşime takılan kuyruğun ihbarı ve sonlanmayan saltanatı aşka ihanet eden yalancı ve yalaka yürekler güruhu.
Bir menzil ki daim kılan cihadımı…
Bir meal ki:
İçimden taşan duyguların fıtratı
Firaridir sözcüklerim
Fidan boylu imgelerim tahakkuk eden
Günün nezdinde solsam bile ne ki?
Allah katında açacağım da tez elden…
Tensiye ettiğim nicesi
Rencide edildiğimin ertesi
Rükû eden sözcükler kabrimde istirahat eden güneşi
Kora ve zifire bulayanların cübbesi
Kâh karartı
Kâh hezeyan yüklü bir saldırı.
Kâh kelamı yitik
Derdest edilmiş mevsimin göç takvimi
İşlemez mi ezelden?
Bir handikapsa yaşamak
Bazen Sümen altı sözcükler
Bir batılsa yüreği kanatan ihanet
Baş koyduğumuzdur da İlahi Adalet
Kancası ömrün tasnifi
Kelaynak sözcüklerden örülü
Şiirin haznesi şairin de yürek iken hazinesi
Bir melodram değil asla
Bir mukavele hiç değil
Alın yazısına eşlik eden kaderin zümresi
Nice duygu nice kehanet
İhbar edilesi zalimin kanlı gömleği
Şairse yaşadığı kadar yaşattığı asaleti
İle örnek teşkil eden bir efsane
Miadı dolmuş çoğu şeyin
Başkaldırısı yalnızlığın ve gizemin
Metruk bir hare
Sözcük yüklü bir hane
Haddinden fazla üzüntünün hapsinde
Volta atan şairin dilemması
Şiir ise bir dilaltı
Dikte edilesi ömrü şiire seren bir zümre
Eşrafı hüznün
Kayıtlara geçtiği kadar ömrün
Kâh kargaşa
Kâh kozu yalnızlığın
Çöken şebeke sistemi şehrin
Şairinse eşlik ettiği
Gizi sonlandıracak olan illa ki Tanrı
Göğün mavi gözleri
Yerkürenin sınanırken dirayeti
Ne çetrefillidir yaşam
Ne de üstüne çizgi çizilesi
Çekingen yüreğin de sevgi denen güftesi
Arzı endam eder yani günde
Yıkılası bir tabu
Kırılası bir put
Olası ihtimallerin şeceresi
Bahsi geçen elbette ki şair ve ufku
Sarartan da değil
Göz temasından kaçınan iblisin müridi bir güruh
Aşkın haresi
Sözcüklerin hanesi
Hezeyan yüklü değil bilakis istikrarlı bazen yanık kokan
Turuncu güneşin öfkesi
Karanlığa zindan
Acıya müptela
Yazdıkça büyüyen cesareti ve gücü şairin
Nasıl ki müdavimi bilinmeze
Kimse ket vuran sevgisine, asaletine
Ne çıkar ki ne çıkar?
İdare lambasında yazılan şiirler
Tutulsa da nutku şair
Bir bir irdeler
Hazzın değil haiz olduğu acının bekası
Kaynakçası illa ki Allah sevgisi
Tüten dumanı üstünde yüreğin
Tutuştuğu kadar da etekleri zalimin
Vardır elbet koruyanı ve sığınağı
Sağanak misali yağan nurun ve narın uğruna
Can da feda kalem de
Kaymadan kaygan zeminde
Ulaştığı rakım elbet saklı Rabbin nezdinde
Gülüm Çamlısoy