Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
Aldırma geçer dertler
Benim çocuğum idi oralar
Anlamlar anlamını yiti...
Şaştım kaldım iki yüzl...
Sorgulamayan kim varsa...
Zaman su gibi geçti
Geçer gibi oldu ama ge...
Bir umut çiçeği
Göz Yaşı Oldu Zamanın ...
Gece geldi akşamın ard...
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
Şiirler » ŞİİRİN AŞK HALİ
Köstekli saatin ihbarı bir düş’üm
Düşse düşse gözlerimden
Efkârlı iç sesimin balta girmemiş rüyalarında
Aşkın hümayunu serkeş bir vecizeden hallice
Şiirin aşk hali her dizesinde
Batıl yüreğin bonkör masallardan çaldığı
Düş perisi imgelerimle…
Bulutun siyahına özlemimi tetikler mevsim
Belki de mevsimin dününü anar geçmişim:
Her benlik karede izdiham
Yorgun yollardan arda kalan onca nizam
Beyhude bir serzeniş altı üstü
Gönül panayırında afakın tecellisi her hece
Senkronize edilmiş hüzün kadar
Sesi yükseklerde her bitimsiz yangının
Bir tek kıvılcımı dağlar da dağlar içten içe;
Sönmeyi unutmuş bu aşkın neferi.
Varsa yoksa bir yanılgıyım
İşin özü aşka dair bir serzeniş
Ufkunda gözlerimin çatallı sesine hayran
Sevda imlerinin de raks ettiği balyalarca hazan.
Gönülde temsili bir resim:
Göğüs kafesinde ürkek bir serçe
Başı bağlanmış işte baharın
Belki de yanılgının ta kendisi.
Sür-git mutluluğun da izahı yok asla:
Bazen küskün bir çiçeğim
Bazen azabın ta kendisi
Kabrinde yasınla dolu
Bir ölü kemancı hatta ve hatta
Ruhu yorgan misali
Notaların üstünü örtmüşken
Bu sadece benim mi,
Demeyi özleyen bir şarkı,
Nakaratı bitimsiz bir nifak daha sokarken
Her perde arkası hüznü biteviye
Tetikleyen.
Ağır basan ağırdan alan
Bir baş ağrısıyım
Aşkın dayattığı
Belki Tanrının hepten uttuğu
Her isyanı da yâd edip
Tövbelerle yıkarken ruhumu
İlla ki İlahi Aşka dönük yüzüm:
Her yorgun nefer gibi
Her bedbin şiirde süzülen mısraları
Üfüren bir hezeyan
Çatık kaşlı olmaksa varlığın kalkanı
Sevdiğim kadar sevgiyi de baş tacı edenlerin
İfratı belki de kendi kazdığı kuyuya düşen
Aşk meleği.
Her karede her surede
Her edimde ve her yürekte
Soldan sağa saydığım adımlarım
Adımın dahi anılmadığı dost meclisleri.
Ne firavun ne de şehzadesi ömrün
Ne yankısı ne de çığ gibi büyüyen sessizlikle
Nasıl da için için eririm
Ben ki;
Aşkın ta kendisiyim:
Miadı dolan düşlerimden sızan;
Yokluğumu her daim kâbusla anan
Yana yakıla hangi vecize ise
İçime dönük yüzünde efkârın
Satılmış ruhlardan nasıl da uzağım.
Şimdi Pişekâr bir acıyı dillendirir de
Dinlerim sesini evrenin
Seyrüseferinde bunca özlemin
Aşkın da ta kendisiyim:
Hüzne biat bir serzeniş
Yıkadığım gök yüzünde yaşlarım kadar sırnaşık…
Gülüm Çamlısoy