Arama
Son Yazıları
1 - TÜRK EDEBİYATINDAN SEÇ...2 - KAŞİF KANİ ERTÜRK/ Her...
3 - AZİMET IŞIK / Ağam Bi...
4 - VİDEO ŞİİRLER/Şair:Mus...
5 - REYHANÜLKÜ AHISKA/Bu D...
6 - NAZİK GÜLÜNAY/..Dün, 1...
7 - GÖKÇE SÖZÜÇETİN/ MÜYES...
8 - YÜCEL DEDE / DENSİZ
9 - DURMUŞ KAYA YİTİKOZAN ...
10 - SENİHA SERAP ERTENCE/NEY
Son Eklenen Şiirler
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAMHANİ OLUR DA RASTLARIZ...
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
ARAYIŞ
NAZLI İLHAM PERİM
YAZ MEVSİMİNİN RUHA SE...
EN GÜZELİ İÇİNDEN SESS...
TÜTEN DUMANI ŞİİRİN
İLHAM BU
BELKİ DE HER AŞK BİR A...
KILAVUZUM ŞİİR
BİRAZ SEN BİRAZ BEN
İNSAN KALABİLMENİN ZAR...
ÖZLEMİN YÜKÜ AĞIR ÇEKE...
Şiirler » Paris-İstanbul arası çaresiz bir aşk.../Yalçın Göçmez paylaşımı
|
Bu şiir 2019-08-02 00:54 tarihinde günün şiiri seçilmiştir. |
Attila İlhan 1948 yılında üniversite 2. sınıftayken Paris’e gider. Bu seyahatten sanatı ve şiiri derinden etkilenir. Paris’te Ermeni asıllı Fransız olan Maria Missakian ile tanışır.
Birlikte gezerler ve Türkiye’den konuşurlar, çünkü atalarının toprağıdır. Attila İlhan Türkiye’ye dönmeye karar verir. Missakian’ı da getirmek istese de pasaportu olmadığı için getiremez. Sürekli mektuplaşırlar. Sürekli onu getirmek için uğraşsa da başaramaz.
Zamanla mektuplar seyrekleşir. Daha sonra Maria’nın bir müzisyenle evlenip çocukları olduğunu, mutsuzluktan alkolik olduğunu öğrenir. Yağmur Kaçağı şiir kitabının içindeki Maria Missakian sayfasını imzalayıp gönderir. Bu son görüşmeleri olur.
yüksekkaldırım’da bir akşam
maria missakian’ı düşündüm
eğer kendimi bıraksam
yağmur olabilirdim yağardım
kasım’da bir çınar olurdum
yaprak yaprak dökülürdüm
kalbimi sıkı tutmasam
döküp saçıp boşaltsam
içimde yükselen şiiri
kaldırımlara döküp harcasam
gözleri balıkçıl gözleri
dudaklarında tutup rüzgarı
maria missakian adında biri
gelse göğsüne kapansam
gece gölgesine sokulsam
gökyüzünde bulutlar büyüseler
yağmuru dinlesem anlatsam
şimşekler kırılıp dökülseler
bizi sokaklarda bıraksalar
leylekler üşüyüp gitseler
dönüp arkalarına bakmadan
yine akşam oldu attilâ ilhan
üstelik yalnızsın sonbaharın yabancısı
belki paris’te maria missakian
avuçlarında bir çarmıh acısı
gizlice bir sefalet gecesi
çocuğunu boğarmış gibi boğup paris’i
sana kaçmayı tasarlar her akşam
Kurşunkalem