Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Yazıları
1 - EN ÇOK DA KENDİ HİKAYE...2 - ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM
3 - HANİ OLUR DA RASTLARIZ...
4 - BİR DİLEK TUT İÇİNDEN-...
5 - SUSKU DA BENİM ÇIĞLIK DA
6 - ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
7 - YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
8 - BAŞLAMALIYIM YENİDEN
9 - ARAYIŞ
10 - HASTA BAKICI- ÖYKÜ
Son Eklenen Şiirler
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAMHANİ OLUR DA RASTLARIZ...
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
ARAYIŞ
NAZLI İLHAM PERİM
YAZ MEVSİMİNİN RUHA SE...
EN GÜZELİ İÇİNDEN SESS...
TÜTEN DUMANI ŞİİRİN
İLHAM BU
BELKİ DE HER AŞK BİR A...
KILAVUZUM ŞİİR
BİRAZ SEN BİRAZ BEN
İNSAN KALABİLMENİN ZAR...
ÖZLEMİN YÜKÜ AĞIR ÇEKE...
Şiirler » BAĞRIMA BASTIĞIM TAŞIN ÖYKÜSÜ
Hangi düşsün sen, engebelere sarılı bir tutam umut kattım yalnızlığıma ve örtündüğüm gizin peşinde koşar dururum gündüz gece…
Hangi düş’ ten düştün söyle?
Dikiş tutmaz yarama sığınan bir vaveyla…
Ah, öksüz sevgili ah…
Ötenazi yaptığım son gülüşün üstünden seneler akıp geçti
Akmaz dedim gözyaşım gel gör ki…
Akmak ne kelime çağladı gecenin yüzü suyuna hürmeten
Hicaplarımla bağladım ben düşlerimi birbirine
Bir birikintide cilveleşen iki damladan kuruyandı
Seninki.
Kurakmış mevsim
Kurdeşen dökmüş düzen
Kurdelem bağlı cesedime
Kıydın ya sen bendeki bu esir düşmüş aşka:
Kırıldım defalarca
Kıydım da yalnızlığıma
Kıyamadığımsa sen
En çok da kıyama durduğum
Her ezan vakti
Nabzını tuttum evrenin
Sönen bir yıldıza söylendim
Söz kırımı idi şiirler
Sudan bahanelerle yılmadım ben
Taş taşımadım ağrımadı kolum
Sadece kol kırılmıştı yen de içinde kalan
Yan gözle bakmak ne haddime gelip geçene?
Sadece süzdüm demli mısraları
Üzgün durmaktan öte
Üzerimde ağır bir yük belki de
Meddücezri mazinin
Mikado çöpleri gibi dağıldığımın ertesi
Dağınıklığı sözcüklerin
Efkârımla yıkadım ben tüm kirleri
Hala da masum kalabildiğim Rabbin hikmeti
Yaldızlı idi yollar
Bir yıldız olsam ne ki içine çeken rüzgârın
Nezdinde sürüklendiğim?
Gün ve gece ve ne çok özlem
Öznesi olsam ne ki bu aşkın?
Öz veri ile sana yazıldığım
Ön sözü kabul görmemiş bir fermanın
Zil çalan etekleri efkârın
Batılı gizemin
Garbı hayatın
Gardını almıştım nasılsa bir kere yüreğin…
İçime oturan o tek bakış
Kuramlardan firar eden yakarış
Kuru kuruya sevenlerden olmadım asla
Kural dışı bir sitem ve öten sireni
Öykündüğümse içimde saklı
Öldürdüğüm nefsin üzerinden geçen onca seneyi
Nasıl yok sayarım hem?
Yoksunluğum Allah katında karşılık buldu bulalı
Yüreğin de kavuştuğu egemenliğe
Bir yıldız da sen çak
Çakmak çakmak gözlerimden doğacaktır da umut.
Gönlümde saklı sureler
İçimde derin bir yarık ve iniltisi gecenin
Kimse cephe alan varlığıma
Masumca sevmek miydi hatam?
Ve görmeden duymadan
Ve hazanı muhatap aldığım
Bir yakarış içten taşan
Bir hazne dolup boşalmayan
Bir hicap değil asla
Bir hitap belki de aşka
Şapka çıkaran
Alnımın akıyla sevmenin hatırası.
Elbet düşmüşlüğüm gözünden
Bir su damlası kadar berrak ve duru olsam bile
Endamlı cüsselerle bağdaşamam ben
Bağrı yanık özlemle sevişen karekökü yalnızlığın
Ve işte ulaştım en tepeye o ulaşılmaz zirveye
Sancılandığım ölüm öncesi
Safiyetimle yaşadığım ömrün hikâyesi
Yan çizse de kader başım gözüm üstüne
Yâd edilesi bir dünden öte
Bağrıma bastığım taşın öyküsü.
Gülüm Çamlısoy